Ana içeriğe atla

16.Kariyer Günleri

Bu sene Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Kariyer Kulübü’nün 20. Yıla özel düzenlenen 16. Kariyer Günleri etkinliğine katıldık. Benimle beraber bu etkinlikte Kübra Gülseren’de vardı.
Oturum Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi bölüm öğretim üyelerinin açılış konuşmalarıyla başladı. Araş.Gör. Mustafa Şeker’in üniversite dönemi içerisinde teorinin dışına çıkılması adına aktif kulüp faaliyetlerinin önemine vurgu yaptı ve fikrimce kulüp faaliyetleri ders etkinliklerinin dışında yapılabilecek, kişiye yarar sağlayan aktivitelerdendir. Herkesin bir rolü olmalı ve kendinizi geliştirmenin dışında neler yaptığınız sizi ileride bir konuma, sosyal aidiyet çevrenizin oluşmasında yetkinlik sağlayacaktır. Ardından konuşmasına Doç.Dr. Yasemin Özdemir devam ederken, Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümü’nün bu sene başlatmış olduğu ve ders kapsamında nitelendirilen sektör buluşmaları, uzmanlar ile yapılan aktiviteler ve bir çok etkinliğin devamının ilerleyen dönemlerde de süreceğinin sinyallerini verdi. Gerçek bağlamda aslının öğretilen fonksiyonların, teorinin, bilginin dışında öğrenciyi çalışma hayatına itecek ve süreçte alacağı rolleri görmesi anlamında yapılan ders içi ve dışı faaliyetler işin oturmasını sağlayacaktır.
1918032_235173633497301_844270561807766443_n
Kariyer.net Etkinlik Yöneticisi Semih Gümüş katılımcılara CV üzerinde yapılan bariz ufak tefek hatalardan bahsetti. Belki de en çok yapılan hatalardan birisi resimlerin selfie(özçekim) olmasıydı. Vesikalık resimlerde kişi kendini konumlandıramıyor ya da kendisini çok resmi hissediyor olabilir. Aslında kendimizi yansıtan resimler koymak daha gerçekçi olabilir ama oturmuş kalıpları yıkmak zor gibi görüyor(Benim ilk kariyer.net resmim arkada kız kulesi manzaralı hafif yandan poz verilmiş selfie idi kimseler duymasın ;) ). Erkekler için sakal ve bıyık çalışma ortamlarının ciddiyetine göre sıkıntı yaratabilir ama bir yazılım şirketi düşünün ve orada yöneticiniz sizi geren takım elbise modundan çıkartıyor, seni sen yapan tarzınla ve kişiliğinle görmek istiyor. Y ve Z kuşağının isteklerinden biriside budur eminim. Mail adresleri ayrı bir ironi. İsim ve soyisimden oluşturulması ideal seçim olurken öyle örnekler var ki bir kaçını sizinle paylaşayım. “alemdelikanligorsun@..., havankimeyabanci@..., hafız54cadde@..., ‘’
Eğitim bilgilerinizde lise kısmı boş bırakılabilir veya yetkinlik gerektiren bir iş koluna dair bölüm mezunu iseniz yazılabilir. İş deneyimi, iş süresi içerisinde yaptığınız işin teoriyi kullanarak yazmanız işe alımcılar tarafından incelenirken sizi bir adım öne taşır. Neler yaptığınız tercih sebebi olabilir, işi kısa kısa anlatabilirsiniz. Yeni mezunlar için istenen bilmem kaç yıllık deneyim herkesin kulağına komik geliyor ve acaba bu deneyim nasıl kazanılıyor diye araştırmak geliyor insanın içinden. Yabancı dile geldiğimizde dürüst olun, yalan yanlış şeyler yazmayın. Bilmiyorsan oraya İngilizcem iyi deme! Mülakat esnasında yetkili kişi dile geldiğinde size ters köşe yapabilir. Ben yaşadım, nasıl yaşadım? İngilizce bilmediğimi özgeçmişimde belirttim. Seviyeye başlangıç yazdım ama IK uzmanı bana şunu dedi:” İngilizce başlangıç yazmışsınız, hiç mi oluru yok? Size birkaç soru sorsam cevap veremez misiniz?” O an sorunuz sizi dinliyorum dedim. Nereden geldi bu gaz bilmiyorum. Sonuç olarak bilseniz de bilmeseniz de yabancı dilden kaçmanız mümkün değil sayın okurlarım. Biliyorum diyebilirsiniz o esnada bilmediğiniz ortaya çıkar ve yetkili kişi başvuru formuna sizin hakkınızda iyi şeyler yazmayabilir. Karizmayı çizdirmenin alemi yok!
Referanslar, akrabalarımızdır çünkü onlar bizi en iyi tanıyanlardır. Tabi ki de şaka yapıyorum ve sakın bu yanlışa düşmeyin. Çalıştığınız yerde ki şefiniz, amiriniz, müdürünüz sizin referansınız olsun sonuçta çalışırken onlar görüyor, onlar performansınız hakkında sizi değerlendiriyor. ”Özgeçmişlerinizi farklılaştırmak için bir öneri de %55 ile ön yazıdır” dedi Semih Bey. CV’ ye göz atma süresi 6-7 saniye ve ön yazıda özet nihayetinde anlatımınızda güçlendirecektir.
1779359_235174116830586_1995516080329026600_n
HR Venue’den Ümit Oktamış mülakat ve türlerinden bahsetti. Günümüz teknolojisi mülakat tekniklerinin de değişmesini sağladı. Örneğin dijital mülakatlar ile aday firmaya gelmeden bulunduğu konumdan katılım sağlayabiliyor. Diyebilirsiniz belki de öyle şey mi olur? Aday canlı kanlı karşımda olsun ki ilk etkileşim önemli, ben o elektriği alacağım arkadaş! Ama demek ki o elektrik bilgisayar başında canlı yayın mülakat ile de alınabiliyormuş. En etkili teknik birebir mülakattır. Aday gelir, mülakatta yetkili kişilerden 2 ya da daha fazla kişi olabilir. Tercihen yapılandırılmış mülakatlardır. Yani sorular ve kalıpları vardır, aday bu sayede vereceği cevaplar ile kendi yetkinliğini sunacaktır. İpuçları var ki dikkate alın derim. Hazırlıklı gidin ve gitmeden önce firma hakkında bilgi sahibi olun. Dakiklik ve zamanında firmada olmanız bir avantaj, uygun kıyafeti göz ardı etmeyin görünüm eleme kriterleri içerisindedir. Demiştim ya elektrik meselesi diye, sizin güler yüzlü ve samimi tavrınız etkileşimde o an ki motivasyonu karşıya verebilmeniz yararınıza olacaktır. Ben bir çok mülakata katıldım, kimisine gönüllü gittim beni deneyin dedim. Üzerimdeki mülakat stresini atmak için güzel bir yoldur, tavsiye ederim(Soruları falan görürsünüz, aklınızda bulunsun)
Unilever Pazarlama Müdür Yard. Dilara Sönmez mezuniyet öncesi ve sonrasında yaşadıklarını bizlerle paylaştı. Anlattıkça anlattı dinledik ve şu kanıya vardım:” asla gideceğiniz kapıdan umutsuzluk dilemeyin, olmaz demeyin çünkü deneyimlerimiz paylaştıkça değer kazanır”. Stratejik olun hayatta olmazları aklınıza getirmeyin, pozitif düşünmeye bakın. Proaktif olun ve özgüveninizi asla kaybetmeyin. Araştırmacı ve girişimci ruhunuzu köreltmeyin, tecrübeleriniz not alın lazım olacak.
Bir başka konuk VE Fark Yarat ile Verda Emiroğlu’ydu. Kişiliği ile kendisine hayran kaldım desem yeridir. Konuşmalarında bizler için hayatta olacakların önüne geçilmez ama olabilecekler için dikkat etmemizi söyledi. Bolluk çağındayız, günümüzde tükettiğimiz her ürün ve hizmet şartlarca eşitlenir. Sizce öyle mi? Bu soruyu cevaplamak isterseniz bloğuma yorum bırakabilir veya mail adresime(ikgokhankcbyk@gmail.com) gönderebilirsiniz.
Ve Fark Yarat’mak için ilk 7 soru
  1. Hakikaten ne ve neden yapıyorsan?
  2. Hayal ettiğin gelecek resmi var mı?
  3. Net hedefler tanımladın mı?
  4. En büyük engelin ne?
  5. Ne yaparsan bu engeli aşma ihtimalin var?
  6. Seninle aynı hedefe koşanlardan farkın ne?
  7. Detaylı planın kaç yıllık?
Sorular açık ve bizi bildiğimiz güçlü ve zayıf yönlerimizin belirlemesinde yönlendiriyor. Deneyebilirsiniz.
3 gün süren etkinliğin 1.gün özetini sizinle paylaştım ve sonrası için detaylı bir yazı yazacağım. Önemle bahsetmek istediğim nokta şudur ki, Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Kariyer Kulübü her zaman ki gibi çok güzel bir organizasyona imzasını attı. Kulüp üyelerine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

İşletmeler, ticari faaliyetlerini sürdürmelerinin yanı sıra bulundukları topluma, çalışanlarına, çevrelerine, paydaşlarına, tüketicilerine ve devlete karşı birtakım sorumlulukları da üstlenmek zorundadırlar. İşletmelerin büyümeleri ve süreklilik arz etmelerinde bu sorumlulukları yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Sorumluklarını yerine getiren işletmeler toplum tarafından kabul görmenin yanında toplumun refah düzeyinin artmasına da katkı sağlarlar. İşletmelerin sorumlukları genel olarak üç başlık altında toplanabilir. Bunlar; İşletmelerin sosyal sorumlulukları, işletmelerin ahlaki sorumlulukları ve işletmelerin çevreye karşı sorumluluklarıdır. İşletmelerin Sosyal Sorumlulukları Sosyal sorumluluk, işletmelerin topluma karşı duyarlı davranmalarıdır. İşletmeler faaliyetlerini sürdürürken toplumun faydasını gözetmeli, toplumun kaynaklarını akılcı bir şekilde kullanmalı ve topluma karşı duyarlı davranmalıdır. Bu yüzden işletmeler karar alırken, alınan kararların topluma yaratacağı …

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma hayatı kazanılan deneyimler veya maddi boyutla sınırlı kalmıyor. Kişi üzerinde oluşan baskın karakterler ilerleyen süreçte kariyere ilişkin sorunların doğmasına sebebiyet vermekte. Bu yazıda sıkça karşılaşılan kariyer sorunlarının tanımlamalarına yer vermek istedim. Ders notlarımdan edindiğim kesitleri diğer bir yazımda sizlerle paylaşacağım.

Çağımızın koşulları; çalışma ilişkilerinde ve biçimlerinde, hem organizasyonlar hem de çalışanlar açısından önemli değişiklikler yaratmıştır. Organizasyon yapılarından, çalışma saatlerine; iş güvencesinden, kariyer tercihlerine kadar birçok konuda geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşılmıştır. Konu bireysel açıdan ele alındığında; çalışanların kariyerleri ile ilgili yeni, bir takım güncel sorunlarla karşı karşıya oldukları görülmektedir. Kariyere ilişkin güncel sorunları şu şekilde belirtebiliriz.
1) Can Tavan Uluslar arası Çalışma Örgütünün(ILO) yaptığı araştırmalar doğrultusunda; kadınların toplam çalışanların %40’ını oluşturduğu, işsizli…

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?

Kariyer basamakları bizlerin okul dönemlerinden başlayarak öğrendiklerimizle birlikte ilerleyen süreçte çalışma hayatına girerek devam eden süreçtir ve kişi bu süreçleri atlatırken başından geçen bir takım olaylarla kendine bir plan dahilinde yol çizmektedir.
Çalışma hayatı çok çalkantılı ve apayrı bir dünyadır. Sizler çalışırken yaptığınız işten mutlu musunuz diye sorsam buna kimilerimiz evet kimilerimiz hayır diyecektir. Zamanın getirdiği ve yeni yüzyılın çalışma koşulları insanları tatminsizliğe doğru sürüklemektedir. İnsan mutlu olamadığı işi ne kadar sürdürebilir? Ne kadar daha buna göz yumabilir?
Blog çalışmalarımda konuya göre araştırmalar yaparken, zaman zaman bir araya gelip konuştuğum arkadaş gruplarımdan, tanıştığım kişilerden ya da sorunlarını dinlediğim kişilerden notlar alıyorum. Bu yazımda üzerinde durduğum konu "Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?" ve yazımızı hazırlarken görüştüğümüz kişilerin yanıtlarından çoğunluğu geleneksel olan çalışma hayatıd…