Mülakattan Notlar Serisi 2

Merhabalar. Ben Gökhan Kocabıyık ve iş arama sürecinde sizlerle yaşadığım mülakat deneyimlerimle ilgili bir yazıyı daha önce paylaşmıştım. Aslında o kadar çok görüşmem var ki bunları her ay ya da ara ara yazmayı düşünüyorum. Hatta bir defter tuttum ve firma isimlerini belirtmeden olabildiğince ilginç gelen yanlarını yazacağım. Her şey ilk görüşmemde yaşadığım bir heyecanla başladı ve ilerleyen dönemlerde gerçekleştirdiğim mülakatları kendimce iyi kötü yanlarını görerek yazarak devam ettim. Şuan çalışmıyorum, çalışamıyorum neden diye soracak olursanız iş var ama şartlar, iş var ama lokasyon, iş var am ama ama… İşsizlikte 10.aya girdim bundan sitem etmiyorum sadece haksızlığa gelemiyorum. Herkesin bildiği gibi referans(torpil) gerçeğini değiştiremiyoruz ve beni üzen tek şey bu.

Sizlerle yeni yazımda başımdan geçen 2 firma ile yaptığım görüşmemi yazayım  da azıcık gülün bazı yerlerinde düşünün dilerseniz ağlayın. Yazının sonrasında yorumlarınızı ve paylaşımlarınız bekliyor olacağım ve bunun için şimdiden teşekkürlerimi sunarım (

Kariyer.net, Yenibiriş.com, Secretcv, Eleman.net gibi sitelerde hesaplarımız vardır. Ben ilk hesabımı Kariyer.net’ te oluşturdum sanırım üniversite ikinci sınıftaydım ve sürekli iş ilanlarına bakıyordum, diyorum ne kadar çok ilan var ama bu insanlar neden işsiz ve acı gerçeği mezun olmama bir dönem kala öğrendim hele hele o mesajlar bir de otomatik atılıyormuş sistemden oyyy dağlar oyyy.. Beklemek tabi bir yerden sonra sıkıyor, ne yapalım edelim derken firmalara elden CV(özgeçmiş) verelim dedik. Sakarya’ da bulunduğum için indim organize sanayi bölgesinde elimde 20 kopya güvenliğe sora sora gezindim. Kimisinde kendi başvuru formlarını doldurmamı istedi, kimisinde kendi hazırladığım CV’ yi istediler. Ben formlarına rica edip kendi özgeçmişimi zımbalattım belki o daha cazip gelir diye. Şans o gün bana 2 görüşme ile güldü. İkisi de ayrı ironi ile olmadı ama yazacak çok şey bıraktı. 

Sabah saat 10.00’da CV dağıtımından döndüm, öğleden sonra 14.00 sularında bir X firması beni görüşmeye davet etti. Firmaya dair hiç bir şey bilmiyorum ve asla hazırlıksız gitmem ama heyecandan adınızı memleketiniz gibi söyleyebiliyorsunuz. İçeri girdiğimde beni çok kasıntı bir yönetici karşıladı sanırım geliştirmiş olduğu vücudu sergilemek istiyor ya da giydiği gömlek kendisine çok dardı orası bizi ilgilendirmez. İnsan kaynaklarından yetkili birinin bana yönelttiği sorulardan birisi “Hangi departman ve nedenini açıklar mısınız? Oldu. İnsan Kaynaklarında çalışan birine ben insan kaynaklarına başvuru yaptım ve ne yalan söyleyeyim yerinizde gözüm var diyemezsiniz. Alıştıra alıştıra hanımefendiyi kırmadan kendimi tanıtmak istediğimi ve görüşmeye böyle başlanır diyerek giriş yaptım(Bende ki egoya bakın, kafadan koca bir sıfırla girdim ama doğrusu budur). İnsan kaynakları lisans mezunu olduğumu, deneyim kazanmanın yanı sıra firmanızda sizlerle çalışmak beni çok mutlu edecek dedim ama kime söylüyorum ki..  Bölümün lisans mezunu yok iyi bakın önlisans olmasın o dedi. Telefonu çıkarıp diplomayı göstermekten büyük bir zevk duydum. Anlık sessizliğin ardından haklı çıkmış olmakla birlikte görüşmeyi ele geçirdim. Klişe sorulardan birisi “Sizi neden işe alalım” oldu ve yanıt bende standarttır:” Personel gereksinimi duymuşsunuz ki beni de çağırmışsınız, uygun aday ben isem beni bu işe almalısınız.” Dedim. Firmanın kullanmış olduğu yazılım ve işe alım da kullanılan birkaç testi bana uyguladılar, güzel ve oluru var gibi görünen bir mülakat gibi görünüyor ama neden bu iş olmadı diyorsunuzdur. Testlerden biri hayatımızın olmazsa olmazı, o iş için gerek duyulmasa da bunu bilmeyen adama kız bile vermediklerini söyleyenler vardır. O da İNGİLİZCE. Ama yalan yok görüştüğüm firmada bu gerekiyordu. Bir de erkek adaylar için askerlik büyük bir engel sonuçta siz gidersiniz ama firma yerinde kalır. Benim içinde öyle oldu görüşmemde kağıda koca bir çizgi atıldı. En azından neden bu işe alınmadığımı öğrenmiş oldum ve oradan kalpler kırılmadan teşekkür ederek ayrıldım. Gün sonunda diğer firmaya gitmek istemedim hatta bende ki lükse bakın aradılar şuan bir görüşmede olduğumu olmazsa sizinle yeni bir tarihte anlaşırız dedim.

1 hafta aradan sonra yüzsüzlük yapıp ertelediğim o firmayı aradım görüşmek istediğimi söylediğimde onların yanıtı beni çok şaşırttı. Aynen şunu söylediler:” Gökhan Bey sizi X firmasına girerken gördük ve açık sözlü oluşunuz o gün yalan söylemeyerek bize görüşmede olduğunuzu belirttiniz. Bizde uygunsanız sizinle görüşelim dediler. Kapıdan girişime, çıkışıma mükemmel bir görüşme oldu. İkramlar, hoş sohbetin ardından içeri alındım, form doldurulduktan sonra genel sorular ile başladık. Tanıtım faslını öz geçmişinizde bahsettiğinizin dışına fazla çıkmayarak anlatın çünkü size ayrılan sürenin sonuna gelebilir ve görüşme kısada kesilebilir. Öğrenim sürecinizi dolu dolu yaşamak bunları seminer, kurslar, eğitimler, öğrenci grupları ile yapılan etkinlikler ile süslemek size görüşmede +1 puan sağlar. Sorularınız görüşme sonuna kalsın. Uygulamada firma için işe alımda yapılan bazı testleri bende yaptım. Bunlar genel yetenek ve görsel, performans değerleme, sayısal ve sözel gibi adım testleriydi. Net oldum, gerçekten bu işi istediğimi söyledim, eksik yönlerimi rica ettim not aldılar. Bilgisayar bilginiz facebook, twitterdan uzmanlık seviyesi kadar olmasın, MS Office ve bir kaç yazılım öğrenmek ileride doğacak iş fırsatlarında sizi bir adım öne taşır. Referanslar sağlam akrabalarınızdır ama burada bir önceki çalıştığınız amiriniz, şefiniz, müdürünüz olsun. Dayım beni iyi bilir çok sever dersin ama dayın senin ne kadar iyi çalıştığını bilmez, herkesin akrabası kendine göre iyidir =) 2 saat görüşmede kaldım, zorlandım, dikkatim dağılmaya başladı. Netice olumsuzdu çünkü testlerde yaptığım yanlışlar kadar eksikleriminde gerçeği gözardı edilemezdi. Mülakatlar streslidir sonuçları kötü olsada her biri deneyimdir. Kendimi görüşmeler sonrası iş arayan uzmanı ilan ediyorum. Doğru işi ve istediğim işi bulana dek devam edeceğim. Belki de eksiklerimiz deneyimdir, kendimizi eğitim sürecinde tamamlamamış olmamızdan kaynaklanıyordur. Olmadı diye üzülmeyin biraz dalgaya vurup "ben değil sen kaybettin bu adayı çokta tınnnn.. " diyebilirsiniz tabi isteğe bağlı. Her görüşme sonrası ''kaybettiğin IK'cıya dön de bir bak isterim'' diyorum. Bu iş olmazsa hayırlısıdır, başka bir iş olacaktır ta ki sen olaya küsmezsen.

Sizinle yazımın sonunda bir video paylaşmak istedim. Okurlarımın kimisi bilir, izleyenlerinizde vardır belki. Standart iş görüşmelerinin dışına çıkılmış, keyifli oyunlar ile doğru adayı bulmaya yönelik güzel bir mülakat. Siz videoyu izleye durun ben size teşekkürlerimi sunayım. Bir sonra ki yazıda görüşmek üzere =)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?