Mülakattan Notlar Serisi 3

"Mülakattan Notlar Serisi" başlığı ile yayımladığım bu yazı dizisinde başımdan geçen ilginç, egzantirik, kimisinde tecrübe dolu görüşmelerimden bir kaçını paylaşmaya devam ediyorum. Yaşadıkça yazmaya devam edeceğim.(İnşallah iş buluruzda bu da son bulur.) Yeni yazımızda daha önce başvuru yaptığım ve öncekilere nazaran en etkili olan iş görüşmemi anlatacağım.

Konaklama ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren 5 yıldızlı otelin kapısına gidip güvenliğe insan kaynakları ile görüşmek istediğimi söyledim. Randevum yoktu ama yine de görüşmek istiyordum ısrarcıydım. O gün beni oradan öz geçmişinizi bırakın sizi ararlar diyebilirdi ancak buna fırsat verirsem aramazlardı biliyorum, çok ararız deyip aramayan, başvurularda otomatik mesaj gönderenler gördük. Torpilimi pardon referansımı kullandım, içeri girme sürem 2 dakikaya düştü. Size referans olan kişilerin işletme üzerindeki etkisinin ne denli büyük olduğunu söylememe gerek yok az çok sizlerde görüyor ve sürekli dile getiriyorsunuz. Doğru kişi ve sizi tanıyan, sizin daha önce çalışmış olduğunuz yerde performansınızı, disiplin ve çalışma ritmini bilen kişi referans olursa işiniz daha da kolaylaşır ama akrabalarım benim en yakınım, tanır, sever sayar derseniz bilmiyorum olacağını ama yine de sen bilirsin. Ben hiç yeğenini kötüleyen amca, dayı, yenge görmedim :)



Kısa bekleyişin ardından insan kaynakları müdürü çağırdı ve bu çok büyük bir lütuftur, IK MÜDÜRÜ diyorum tehlikenin ve ünvandaki havaya bakar mısınız maşallah. Hal hatır, tanışma faslı güzel geçti, sohbetler kahveler içildi lakin o CV ele alındığı an ki yüz ifadesi (Endişe, gerilim IMDB:8,5) kapalı gişe oynar. Kahkahalı sohbet yerini derin sessizliğe bıraktı, ilk 6 saniye CV üzerinde inceleme, sonrasını görüşmeye bırakmıştı. Kişisel bilgiler bir yana adreste işletmeye olan konumunuz avantajdır, ilerleyen süreçte servis yoksa maliyet ve uzaklık zaman açısından sıkıntı yaratıyor. Bir başka sorun erkek adaylar ilgilendiriyor ve okurken "ASKERLİK" seslerini duyar gibiyim. Doğruyu söylemek gerekirse büyük bir engel görülüyor çünküü siz yeni mezun ve yüksek lisans yapmıyorsanız tecil süreniz iki yıldır. Mezun olduktan sonra işe girememiş, bu süreyi önce deneyim kazanayım, ortalık biraz durulsun diyerek geçirirseniz iki yılın nasıl geçtiğini anlamazsınız. Belli başlı nedenleriniz vardır, gitmezsiniz, ertelersiniz o size kalmış tercih meselesidir. Firmalar/İşletmeler aldıkları elemanı en az 2 yıl bünyesinde istihdam etmek istiyor, zaten işi öğrenmeniz başlı başına uzun bir süreci kapsıyor, siz de bu süreçte "Ben askere gideceğim" derseniz itibar Everest'ten paraşütsüz atlamak gibidir.

Eğitim bilgilerimde alanımın lisans bölümü olduğunu bilen IK Müdürüne şaşkınlıkla baktım çünkü biz Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi öğrenci ve mezunları olarak çokça sıkıntısını yaşamaktayız, alanında iki yıllık her üniversitede olabilir ama lisans bu dört yıl anlatabildim mi?. Başvuru yaptığım kendi alanım olunca sorularda ard arda mermi gibi derin yaralar açmaya başladı. İlk defa mülakatımda aldığım derslerde başarı notu ve ders içerikleri soruldu. İstenilen nitekliklerin yanı sıra yeni mezunda istenilen yetkinlikleri bu şekilde ölçmek mantıklı geldi. Eksiklerim fazla olabilirdi veya eğitim döneminde kendime yatırım yapmamış olmak şapkamı önüme koyup düşünmemi sağlamıştı. Borçlar hukuku, iş hukuku, performans değerleme, çalışma ilişkileri, ücret yönetimi gibi derslerin çalışma hayatında insan kaynaklarına olan yaptırımın tartışılmaz gerçeğidir. 



Heyecanıma yenik düşmenin ve soğuk soğuk terlemenin etkisi ile sorular karşısındaki cevapsız kalışımı kendime hala yediremiyorum. Akışına bırakmak gerekiyordu ta ki sanırsam olay yabancı dile gelmişti. Sorular ingilizceye döndü, karşımda Manchester Lordu hızını alamamışçasına soruyordu. " I don't know." ingilizce güzel dil öğrenmek lazım bakınız geçenlerde Londra'ya gittim 5 yaşındaki çocuk bile konuşuyordu.(Ne manayysaa) Bireysel düzeyde öğrenilen dil ile iş ingilizcesi olan öğrenme arasındaki farkı mülakatta yaşadım. Aslında hepimiz 3.sınıftan bu yana gelen grammerlı, gözlüklü devlet okullarındaki Ms. Teacher'lar ile ingilizceye hakimiz ama yetmiyor. İkinci bir dil mülakatı geçirir, üçüncü dil müdürü koltuğundan etmeye yetebilir. Dil önemli öğrenin, kültür farkı sizlere yeni heyecanlar yaşatır.(Tabi benim stresimi heyecan olarak görmeyiniz, cocuklardan uzak tutunuz.)

Program biliyor musunuz? Televizyon programından bahsetmiyorum dostum, bilgisayar programları hele ki PDKS, LOGO, SAP, ORACLE... yaram derin yeni mezunum be üstüme fazla gelme istemem ya da çek vur gitsin beni beni Gökhan'ını. İş Deneyimim sadece zorunlu stajımla öz geçmişimde göze batıyor. 4 aylık stajımda yaptıklarımı CV'de not düşmenin verdiği rahatlık mı desem bilmiyorum konuşma yumuşadı. İşletme otel ve stajımı otelde yapmış olmakla birlikte işin seyri değişmeye başladı ama sağolsun müdür sağlı sollu fight club gibi sormaya devam etti. Süreçte ne öğrendiyseniz notunu tutun çünkü ilkler güzeldir benim için öyle. Stajımda iyi derecede TİGER kullanmayı, LOGO ile kendimi ispatlamayı başarmış olabilirim ama yetmiyor arkadaş yetmiyor, karşımdaki kişinin donanımı beni benden aldı. Referans konusunda daha öncesinde bahsettiğim gibi amca, dayı, yengeden uzak durunuz. Hobileriniz futbol, yüzme, fotoğrafçılık değil bunlar aktivitedir. Hobilerim futbol, oyuncusu olduğum takımın nasıl hareket edeceğine, taktik ile başarı nasıl kazanılır, hedefimize 90 dakikalık kısa vadede nasıl ulaşırız gibi süslü, ponçik sözlerle donattım, etkilide olduğunu söyleyebilirim kanımca tabisi tercih IK Lordumuzda.

Gel zaman git zaman 45 dakika geçmişti, CV üzerinde alınan notlara baktığımda bu öz geçmiş benim olamazdı, ne kadar eksik ne doğru ne yanlış herşey yazıyordu. Diyor ki;" Sen bunları tamamlada gel aslan." Tavlada CV'nin koltuk altına sıkıştırılması gibi bir mülakattı, ölüm gibiydi ama kimse ölmedi. Üzüldüm mü? Hayır, sor bana pişman mıyım? Hayır. Karşımdaki kişi onca işinin arasında bana vakit ayırmış hem de randevusuz gidip kendimi mülakata aldırmışım. Helal olsun! Bir alkışta  girişimciliğime alayım(Mersiler şuku). O değilde komiğime giden görüşme sonrasında onlara personel ihtiyaç yokmuş, olursa ararlarmış X)) Olsun her mülakat bir deneyimdir, bende sizlerle paylaşma fırsatı buldum.
Sevgili okurum, yorum ve paylaşımlarınız altın değerindedir. Allah  işsizlere iş, kıdemlilere terfiyi en kısa zamanda nasip etsin. Teşekkürlerimi sunar yeni yazılarımda buluşmak dileği ile.

Ben kaçtım hadi baysss... 

Yorumlar

  1. Üniversiteye yeni başlamış biri olarak yazılarından ve senden öğreneceğimiz çok şeyler var. Teşekkür ederim bilgilerini paylaştığın için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumun için çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Altın değerindeki yorumun için çok teşekkür ederim =)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?