Ana içeriğe atla

Kısa Çalışma

Kısa Çalışma Nedir?
Üç ayı geçmemek üzere; işyerinde uygulanan çalışma süresinin, işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın en az dört hafta süreyle faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasıdır. 

Kısa çalışma ödeneği; kısa çalışmadan yararlanma koşullarının sağlanması halinde yapılan ödemeye denir. Kısa çalışma ödeneği genel ekonomik kriz, bölgesel kriz, sektörel kriz ve zorlayıcı sebeplerin varlığı tespit edilirse ödenir. Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için verilir. İş mevzuatına göre:

Genel Ekonomik Kriz: Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisini ve dolayısıyla işyerini ciddi anlamda etkileyip sarstığı durumları,

Bölgesel Kriz: Ulusal veya uluslararası olaylardan dolayı belirli bir il veya bölgede faaliyette bulunan işyerlerinin ekonomik olarak ciddi şekilde etkilenip sarsıldığı durumları,

Sektörel Kriz: Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olaylardan doğrudan etkilenen sektörler ve bunlarla bağlantılı diğer sektörlerdeki işyerlerinin ciddi anlamda sarsıldığı durumları ifade etmektedir. 

Zorlayıcı sebepler, işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olarak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılmasına veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenlerdir. 

Genel ekonomik kriz, sektörel kriz, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılmasını talep eden işveren, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün ilgili birimine başvurur. İşyerinde toplu iş sözleşmesi varsa toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikaya da işveren tarafından ayrıca yazılı bildirimde bulunur. Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılmasını talep eden işveren, kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya yazılı bildirimde bulunur.

İşveren bildiriminde;
a) Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerin işyerine etkilerini ve zorlayıcı sebebin ne olduğunu, 
b) İşyerinin unvanını, adresini, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikayı ve sosyal güvenlik işyeri sicil numarasını,
c) Varsa iddiasını kanıtlayıcı somut belgeleri belirtir.

İşveren veya vekili tarafından inceleme sırasında; kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren liste, işveren veya vekili tarafından kurumca belirlenen formatta hazırlanarak, manyetik ve yazılı ortamda kurum yetkilisine teslim edilir. Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle yapılan başvuruların uygunluk tespiti, kurum yetkililerince ivedilikle yapılır. İnceleme sonucu, kurum tarafından işverene bildirilir. İşveren durumu , işyerinde işçilerin görebileceğı bir yerde ilan eder ve varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına bildirir. İlan yoluyla işçilere duyuru yapılamadığı durumlarda, kısa çalışmaya tabi işçilere yazılı bildirim yapılır. Kısa çalışma başvurusu ve uygunluk tespitine ilişkin diğer işlemler kurum tarafından belirlenir.

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları, işverenin kısa çalışma talebinin kurumca uygun bulunması, işçinin kısa çalışmasının başladığı tarihte 4447 sayılı Kanunun 50'inci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması gerekmektedir. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde 3 ayı aşamaz. Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 39'uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150'sini geçmemek üzere, sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60'ıdır. Kısa çalışma ödeneği, 4447 sayılı Kanunun EK 2'inci maddesine aykırı olmamak koşuluyla aynı Kanunun 50'inci maddesindeki esaslara göre ödenir. 

Örnek: İşçi Mehmet bey işyerinde son 12 ay içerisinde her ay 1000 TL aylık ücretle çalışmaktadır. Mehmet beyin çalıştığı işyerinde kısa çalışma uygulaması yapılırsa Mehmet bey aylık kaç lira kısa çalışma ödeneği alacaktır?
Mehmet beyin aylık kazancının (1000 TL) %60 kısa çalışma ödeneği olarak ödenecektir. Buna göre Mehmet beye aylık 600 TL kısa çalışma ödeneği ödenecektir. 

Kısa çalışma ödeneği, işçinin kendisine, aylık olarak her ayın sonunda ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği ödenecek sigorta primi, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. 

Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silahaltına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibariyle kısa çalışma ödeneği kesilir. Kısa çalışma ödeneğinin kesildiği süre içerisinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği ödenecek sigorta primi ödenmez. Ayrıca kısa çalışma uygulaması devam eden işyerlerinde yapılan inceleme sırasında işverenin ödenek alan işçilerin çalışma süreleri ile ilgili hatalı bilgi ve belge verdiğinin tespit edilmesi ve kurum müfettişinin yazılı talebi halinde hakkında hatalı bilgi verilen işçi sayısı da dikkate alınarak kısa çalışma ödeneği durdurulur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

İşletmeler, ticari faaliyetlerini sürdürmelerinin yanı sıra bulundukları topluma, çalışanlarına, çevrelerine, paydaşlarına, tüketicilerine ve devlete karşı birtakım sorumlulukları da üstlenmek zorundadırlar. İşletmelerin büyümeleri ve süreklilik arz etmelerinde bu sorumlulukları yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Sorumluklarını yerine getiren işletmeler toplum tarafından kabul görmenin yanında toplumun refah düzeyinin artmasına da katkı sağlarlar. İşletmelerin sorumlukları genel olarak üç başlık altında toplanabilir. Bunlar; İşletmelerin sosyal sorumlulukları, işletmelerin ahlaki sorumlulukları ve işletmelerin çevreye karşı sorumluluklarıdır. İşletmelerin Sosyal Sorumlulukları Sosyal sorumluluk, işletmelerin topluma karşı duyarlı davranmalarıdır. İşletmeler faaliyetlerini sürdürürken toplumun faydasını gözetmeli, toplumun kaynaklarını akılcı bir şekilde kullanmalı ve topluma karşı duyarlı davranmalıdır. Bu yüzden işletmeler karar alırken, alınan kararların topluma yaratacağı …

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma hayatı kazanılan deneyimler veya maddi boyutla sınırlı kalmıyor. Kişi üzerinde oluşan baskın karakterler ilerleyen süreçte kariyere ilişkin sorunların doğmasına sebebiyet vermekte. Bu yazıda sıkça karşılaşılan kariyer sorunlarının tanımlamalarına yer vermek istedim. Ders notlarımdan edindiğim kesitleri diğer bir yazımda sizlerle paylaşacağım.

Çağımızın koşulları; çalışma ilişkilerinde ve biçimlerinde, hem organizasyonlar hem de çalışanlar açısından önemli değişiklikler yaratmıştır. Organizasyon yapılarından, çalışma saatlerine; iş güvencesinden, kariyer tercihlerine kadar birçok konuda geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşılmıştır. Konu bireysel açıdan ele alındığında; çalışanların kariyerleri ile ilgili yeni, bir takım güncel sorunlarla karşı karşıya oldukları görülmektedir. Kariyere ilişkin güncel sorunları şu şekilde belirtebiliriz.
1) Can Tavan Uluslar arası Çalışma Örgütünün(ILO) yaptığı araştırmalar doğrultusunda; kadınların toplam çalışanların %40’ını oluşturduğu, işsizli…

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?

Kariyer basamakları bizlerin okul dönemlerinden başlayarak öğrendiklerimizle birlikte ilerleyen süreçte çalışma hayatına girerek devam eden süreçtir ve kişi bu süreçleri atlatırken başından geçen bir takım olaylarla kendine bir plan dahilinde yol çizmektedir.
Çalışma hayatı çok çalkantılı ve apayrı bir dünyadır. Sizler çalışırken yaptığınız işten mutlu musunuz diye sorsam buna kimilerimiz evet kimilerimiz hayır diyecektir. Zamanın getirdiği ve yeni yüzyılın çalışma koşulları insanları tatminsizliğe doğru sürüklemektedir. İnsan mutlu olamadığı işi ne kadar sürdürebilir? Ne kadar daha buna göz yumabilir?
Blog çalışmalarımda konuya göre araştırmalar yaparken, zaman zaman bir araya gelip konuştuğum arkadaş gruplarımdan, tanıştığım kişilerden ya da sorunlarını dinlediğim kişilerden notlar alıyorum. Bu yazımda üzerinde durduğum konu "Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?" ve yazımızı hazırlarken görüştüğümüz kişilerin yanıtlarından çoğunluğu geleneksel olan çalışma hayatıd…