Ana içeriğe atla

Yıllık İzin Hakkı Kullanımı

Yıllık İzin Hakkı

Çalışanın belki de temel esas aldığı konulardan biri yıllık izin hakkı ve kullanımıdır. Yazımızda bir takım sorulara cevap arayacağız. Konuya ilişkin maddelerde ve yanlış gördüğünüz kısımları tarafıma iletirseniz çok mutlu olurum.

İşe başladığınız tarihten itibaren, deneme süreniz de dahil en az 1 yıl çalışmanız halinde yıllık ücretli izne hak kazanırsınız. Ancak ardı ardına ya da farklı tarihlerde aynı işverene ait değişik iş yerlerinde çalışmış iseniz, yıllık izne hak kazanmanız için gerekli olan bir yıllık süreyi hesaplarken bu iş yerlerinde geçen hizmet sürelerinizi toplamanız gereklidir. Örneğin; önce A işverenine ait X işyerinde 4 ay, sonra da yine A işverenine ait Y işyerinde 8 ay çalışmış iseniz, her iki hizmet sürenizi toplayacağınızdan, Y işyerindeki 8 aylık çalışmanız yıllık izne hak kazanmanız için yeterli olacaktır. 

Yıllık izin süreleriniz, işyerindeki kıdeminize göre hesaplanır. Eğer işyerinizde;
* Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) hizmetiniz varsa yıllık izin süreniz 14 günden;
*Beş yıldan fazla on beş yıldan az hizmetiniz varsa 20 günden;
*On beş yıldan fazla hizmetiniz varsa 26 günden az olamaz.

Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) hizmeti olanlar, ancak beş yıllık hizmet sürelerini doldurduktan sonra hak kazandıkları yıllık izinlerini 20 gün üzerinden kullanabilirler. Örneğin; 01.02.2004 tarihinde işe girmiş olan bir işçi, 01.02.2005'de 1.hizmet yılını, 01.02.2006'da 2.'sini, 01.02.2007'de 3.'sünü, 01.02.2008'de 4.'sünü ve 01.02.2009'da 5.hizmet yılını doldurmuş olacaktır. Söz konusu işçi 5 yıllık hizmet süresini doldurduktan sonra 01.02.2010 tarihinde hak kazanacağı yıllık iznini 20 gün üzerinden kullanabilecektir. Kanunda öngörülen yıllık izin süreleri asgari süreler olup, işverenle imzalayacağı hizmet akdi ya da işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi ile yıllık izin sürelerinin daha uzun belirlenmesi mümkündür.


İzin sürelerindeki belirli yaş gruplarına yönel özel bir düzenleme vardır. 18 yaşından küçük ya da 50 yaşından büyük işçi ise, yıllık ücretli izin süresi en az 20 gün olmalıdır. Bunun anlamı; örneğin 16 yaşında bir işçi, hizmet süresi beş yıldan az dahi olsa, 18 yaşına gelinceye kadar, her yıl için yıllık izinlerini 14 gün olarak değil 20 gün üzerinden kullanacaktır. Haftalık tatil günleri yıllık izin süresine İş Kanunu'nda belirtilen 14, 20 ve 26 günlük yıllık izin sürelerine hafta tatilleri dahil edilmemiştir. Yıllık izinler kullanılırken, izin süresine rastlayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bu izin sürelere ilave edilmesi gereklidir. Örneğin; 14 günlük yıllık izne ayrılan işçi, bu süreye 2 gün de hafta tatili rastlayacağından, fiilen 16 gün yıllık izin kullanacaktır. İzin haklarının kullanılmasına ilişkin bir başka soru da yıllık izni bölerek kullanabilir miyim? Eğer işverenle bu hususta anlaşma yapılırsa yıllık izin üçe bölünerek kullanılabilir. Ancak böyle bir durumda izinlerin bir parçasının 10 günden az olmaması gereklidir. 

Bazen hiç istenmeyen durumlar olabilir. Mesela işyerinizden ayrılmanız gerekir ya da daha iyi bir bulmuşsunuzdur çıkmanız gerekir ve akıllarda başka bir soru "İşyerinden ayrılırken kullanmadığım izin haklarım yanar mı?" Kesinlikle hayır. Hizmet akdi herhangi bir sebeple son bulması halinde, kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin, hizmet akdinin son bulduğu tarihteki ücret üzerinden tarafına ödenmesi gerekir. Bu hususta çalışanın içi rahat olsun. Kimi zaman seyahate çıkacaksınızdır ve gideceğiniz yer uzaktadır. Vay efendim yıllık iznimin 2 gününü yollarda mı geçireceğim diyebilirsiniz ama unutmayın ki bu durumu da belgelendirip yol izni talep etmeniz halinde, işvereniniz size 4 güne kadar yol izni vermek zorundadır ancak ve ancak bu izin ücretsiz izin niteliğinde olacaktır. İşveren kullanılan yıllık izinlere ilişkin kayıt tutacaktır.

Yıllık izne hak kazanan kişi her hizmet yılına ait yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanabilir. Örneğin; 2009 yılı yıllık iznine 01.02.2010 tarihinde hak kazanmış ise, iznini 01.02.2010-01.02.2011 tarihleri arasında kullanabilir. Ancak bu tarihler arasında iznini tam olarak hangi zaman dilimi içinde kullanacağına işverenin takdir hakkı bulunmaktadır. Bir kaza ya da hastalık sebebiyle uzun süre işe gidilemeyen durumlarda (sağlık raporu ile belgelendirilmiş olmalı), o tarihteki hizmet süresine göre hesaplanacak bildirim süresine 6 hafta daha eklenir ve eğer raporlu olduğu süre bu şekilde hesaplanacak süreden fazla ise, fazla olan kısım yıllık ücretli izninin hesaplanmasında değerlendirmeye alınmaz. Örneğin; işyerinde 2 yıllık bir çalışmanız varken, kaza geçirdiğinizi ve 5 ay rapor kullandığınızı düşündüğümüzde, 2 yıllık hizmeti olan bir işçi için ihbar süresi 6 hafta olacağından bu süreye 6 hafta daha eklenecek ve bulunacak 12 haftalık süre yıllık izin hakkınızı hesaplarken çalışılmış gibi sayılacak, geri kalan süre ise değerlendirmeye alınmayacaktır. Başka bir deyişle 2 yıllık kıdemi olan ve 01.02.2009 tarihinde yıllık izne hak kazanan, 01.05.2009-01.10.2009 tarihleri arasında ise 5 ay raporlu olan bir işçi, bir sonraki yılık iznine 01.02.2010 tarihinde değil 01.04.2010 tarihinde hak kazanacaktır. (5 aylık rapor süresinin 12 haftası çalışılmış, kalan süre çalışılmamış sayıldığından) 

Not: Askerlik süresince hizmet akdi askıda sayılacağından, bu süre yıllık izin 
hakkı kapsamına girmez.
Not: Mevsimlik işçiler için 1 yıldan az süren mevsimlik bir işte yahut kampanya işinde çalışılıyorsa yıllık ücretli izin hakkı bulunmaz.
Not: İster ücretli olsun isterse ücretsiz, yıl içinde alınan mazeret izinleri ya da raporlu olunan süreleri işveren yıllık izin hakkından mahsup edemez.
Not: Yıllık izin kullanılan süre içinde bir başka işte ücret karşılığı çalışıldığı işveren tarafından öğrenilirse, yıllık izin ödediği ücreti çalışandan geri talep edebilir. 
Not: Yıllık izin kullanılan süre içinde işveren sigorta primlerini ödemeye devam eder.

Yıllık izin mutlaka ücretli olarak kullanılan bir izindir. İşveren, kullanılan yıllık izin süresine ait ücretin izne çıkarken peşin olarak vermek ya da avans olarak ödemek zorundadır. Ancak yıllık izin süresi için çalışana ödenecek ücrete fazla çalışma ücretleri, pirimler ve sosyal yardımlar dahil edilmez.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

İşletmeler, ticari faaliyetlerini sürdürmelerinin yanı sıra bulundukları topluma, çalışanlarına, çevrelerine, paydaşlarına, tüketicilerine ve devlete karşı birtakım sorumlulukları da üstlenmek zorundadırlar. İşletmelerin büyümeleri ve süreklilik arz etmelerinde bu sorumlulukları yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Sorumluklarını yerine getiren işletmeler toplum tarafından kabul görmenin yanında toplumun refah düzeyinin artmasına da katkı sağlarlar. İşletmelerin sorumlukları genel olarak üç başlık altında toplanabilir. Bunlar; İşletmelerin sosyal sorumlulukları, işletmelerin ahlaki sorumlulukları ve işletmelerin çevreye karşı sorumluluklarıdır. İşletmelerin Sosyal Sorumlulukları Sosyal sorumluluk, işletmelerin topluma karşı duyarlı davranmalarıdır. İşletmeler faaliyetlerini sürdürürken toplumun faydasını gözetmeli, toplumun kaynaklarını akılcı bir şekilde kullanmalı ve topluma karşı duyarlı davranmalıdır. Bu yüzden işletmeler karar alırken, alınan kararların topluma yaratacağı …

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma hayatı kazanılan deneyimler veya maddi boyutla sınırlı kalmıyor. Kişi üzerinde oluşan baskın karakterler ilerleyen süreçte kariyere ilişkin sorunların doğmasına sebebiyet vermekte. Bu yazıda sıkça karşılaşılan kariyer sorunlarının tanımlamalarına yer vermek istedim. Ders notlarımdan edindiğim kesitleri diğer bir yazımda sizlerle paylaşacağım.

Çağımızın koşulları; çalışma ilişkilerinde ve biçimlerinde, hem organizasyonlar hem de çalışanlar açısından önemli değişiklikler yaratmıştır. Organizasyon yapılarından, çalışma saatlerine; iş güvencesinden, kariyer tercihlerine kadar birçok konuda geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşılmıştır. Konu bireysel açıdan ele alındığında; çalışanların kariyerleri ile ilgili yeni, bir takım güncel sorunlarla karşı karşıya oldukları görülmektedir. Kariyere ilişkin güncel sorunları şu şekilde belirtebiliriz.
1) Can Tavan Uluslar arası Çalışma Örgütünün(ILO) yaptığı araştırmalar doğrultusunda; kadınların toplam çalışanların %40’ını oluşturduğu, işsizli…

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?

Kariyer basamakları bizlerin okul dönemlerinden başlayarak öğrendiklerimizle birlikte ilerleyen süreçte çalışma hayatına girerek devam eden süreçtir ve kişi bu süreçleri atlatırken başından geçen bir takım olaylarla kendine bir plan dahilinde yol çizmektedir.
Çalışma hayatı çok çalkantılı ve apayrı bir dünyadır. Sizler çalışırken yaptığınız işten mutlu musunuz diye sorsam buna kimilerimiz evet kimilerimiz hayır diyecektir. Zamanın getirdiği ve yeni yüzyılın çalışma koşulları insanları tatminsizliğe doğru sürüklemektedir. İnsan mutlu olamadığı işi ne kadar sürdürebilir? Ne kadar daha buna göz yumabilir?
Blog çalışmalarımda konuya göre araştırmalar yaparken, zaman zaman bir araya gelip konuştuğum arkadaş gruplarımdan, tanıştığım kişilerden ya da sorunlarını dinlediğim kişilerden notlar alıyorum. Bu yazımda üzerinde durduğum konu "Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?" ve yazımızı hazırlarken görüştüğümüz kişilerin yanıtlarından çoğunluğu geleneksel olan çalışma hayatıd…