Ana içeriğe atla

İNOVASYONUN FURYASI

Yeni yazımı sizinle inovasyon üzerine araştırmalarımdan özet nihayetinde filtrelendirerek paylaşmak istedim. Çağın koşullu ya da koşulsuz üretilen ve bilginin altın değeri faaliyette inovasyon ile gerçekleşmektedir. Kurumlardaki işleyiş marka değerinin oluşması, fikrin şekil kazanması, yeni tema, yeni iş sahasına zemin hazırlarken yatırımlarda bu denli risk faktörünü göze alarak yapılmaktadır. 

İNOVASYON NEDİR?
İnovasyon, Latince bir sözcük olak "ınnovatus"tan türemiştir. Webster, inovasyonu "yeni ve farklı bir sonuç" olarak tanımlamıştır. Türkçede yenilik, yenileme, yenilikçilik ve son zamanlarda yenileşim gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da bu sözcüklerin hiçbiri inovasyonun gerçek anlamını vermemektedir. 

Ünlü yönetim gurusu Peter F. Drucker, bir yöneticinin düşebileceği en büyük tuzaklardan birinin inovasyonla yeniliğin birbiriyle karıştırılması olacağını söyler. Drucker, inovasyonun yenilikten farklı olarak değer yarattığını savunur. İnovasyon, dünya şirketlerinin stratejilerinde her zaman önemli bir yer tutmuştu ancak bugüne dek üst yönetimin ajandasında hiç bu kadar ön sıralarda yer almamıştır. İş dünyasındaki liderlerin tamamına yakını inovasyonu anlama ve gerçekleştirme sürecinin şirketlerin karşı karşıya olduğu en önemli mücadele alanlarından biri olduğu konusunda hemfikir. Kısalan şirket ve ürün yaşam döngüleri, inovasyonların sürüklediği ekonomiye çok ani geçiş, " yeni bir fikrin değer yaratan uygulaması" olarak tanımlayabileceğimiz inovasyonu, şirketlerin farklılaşmaları ve rekabet güçlerini arttırarak, karlı ve sürdürülebilir büyümelerini sağlayabilmeleri için en önemli unsur haline getirmiştir.

Pek çok şirket lideri, inovasyonun önemli konusunda hemfikir olup stratejik öncelikleri arasında en üst sıraya koymalarına karşın iki kişinin bile inovasyonu aynı şekilde tanımlamadığını görüyoruz. Bu anlam kargaşasının sebebi aslında Peter Drucker'ın tanımladığı tuzağa düşmekten başka bir şey değildir. İnovasyon sözcüğü zaman içinde sadece teknolojik devrimlerden ayrılıp, ürün özelliklerinde ya da süreçlerinde gerçekleştirilen ve o sırada sadece yeni olarak sınıflandırılabilecek değişikliklere kadar pek çok şeyi kapsayan şemsiye terime dönüşmüştür. Bir şeyin gerçek anlamıyla inovasyon olabilmesi için üç temel öğeyi içermesi gerekir: Özgün olmalı, ticari bir değer yaratmalı ve değiş tokuş değeri bulunmalıdır.

1) İnovasyon özgün olmalıdır.
Sıklıkla P. Drucker'ın tanımladığı tuzağa düşer ve inovasyonu benzersiz değil yeni terimiyle eşleştirerek düşünür ve tanımlarız. Bu küçük bir ayrım gibi görünse de inovasyon dünyasında büyük bir ayrıma karşılık gelir. Özgün: inovasyon gerçekleştiği sırada bunun türünün tek örneği olduğuna, tek olduğuna ve daha önce hiç kimsenin bunu yapmadığına işaret eder. Yeni ise bir şeyin tamamıyla ilk kez üretilmesinden, yenilenmiş bir ürün ya da hizmete kadar pek çok farklı anlama gelebilir. İnovasyon yapmak için öncelikle özgün bir şey yaratmak gerekir.

2) İnovasyon değer yaratmalıdır.
Bir ürünün, hizmetin ya da genel olarak şirketin insan yaşamında yarattığı pozitif etki olarak tanımlayabileceğimiz değer inovasyonun kalbi ve ikinci olmazsa olmazıdır. Değer, öncelikle müşteri için yaratılmalıdır. İnovasyonda başarıyı yakalayabilmek için müşterilerin beklentilerinin ötesinde, ancak değerlerine uygun ürün ve hizmetler üretmeye odaklanarak, farklılık yaratmak amaçlanmalıdır. Bunu sağlayacak müşteri iç görüsünü alabilmek için müşterilerle birlikte çok daha fazla zaman geçirilerek, onları daha iyi gözlemlemeye, geliştirdikleri alışkanlıklar ve davranış kalıplarını tam olarak anlamaya çalışmak önemlidir. 

3)İnovasyonun değiş tokuş değer olmalıdır.
Tüm bu çabaların sonunda müşteri kendisi için yaratılan değeri algılayacak, ürünü ya da hizmeti rakiplerinden ayırarak tercih edecek ve böylelikle şirkete karşı bir değer yaratmış olacaktır. Bu çoğu zaman en basit şekilde parasal bir değiş tokuş şeklinde hayat bulur.


 INOVASYON TÜRLERİ
İnovasyon, bir şirketin ürünlerinde, hizmetlerinde, üretim, dağıtım, pazarlama ve iş yapış yöntemlerinde yapılabilir. Sonuç olarak inovasyonun birden fazla çeşidi vardır. Bunlar:
  • Ürün İnovasyonu: Bir şirketin farklı ve yeni bir ürünü geliştirmesi veya mevcut üründe yenilikler, iyileştirmeler yapması ve pazara sunması ürün inovasyonu olarak adlandırılır.
  • Hizmet İnovasyonu: Hizmet sektöründe yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş bir hizmet yaklaşımı, hizmetin sunum ve dağıtım sistemindeki yenilik ve farklılık, hizmetin sunulmasında yeni teknolojilerin kullanılması inovasyonu getirir.
  • Süreç İnovasyonu: Bir şirketin üretim, dağıtım gibi önemli süreçlerini yeniden geliştirmesi, iyileştirmesi ya da mümkün olanları sistem dışına çıkarmasını ifade eder. Yani şirketin işini yaparken atması gereken tüm süreç adımlarıyla genel olarak tüm tedarik zincirinde yaratacağı devrimci çözümlerle maliyetlerini radikal biçimde düşürmesi, verimliliği olabilecek en üst düzeye çıkarması süreç inovasyonudur.
  • İş Modeli İnovasyonu: İş modeli inovasyonu şirketin mecvut iş yapış şeklini, dışarıdan müşteri gözüyle bakarak değiştirip müşterilerini memnun edecek ve şirkete kendi işini yeni baştan yaratma fırsatı verecek, bir diğer inovasyon modeli olarak tanımlanmaktadır. 
  • Deneyim İnovasyonu: Şirketin ürün veya hizmetleri ile ilgili tüm tüketim aşamalarında müşterilerin "başka yerde yok" izlenimini sağlamaktır.
  • Pazarlama İnovasyonu: Şirketin müşteri çekmek amacıyla ürün ve hizmetlerde farklı, yeni ve değişik bir tasarım, ambalaj geliştirmesi ve müşteri ilişkileri yöntemlerinde farklılık yapmasına pazarlama inovasyonu denir.
  • Organizasyonel İnovasyon: Şirketin çalışma yöntemlerini geliştirmesi, farklılaştırması ve yeniden tasarlaması demektir. Aynı zamanda şirkette her konuda maliyetleri düşürmek ve verimliliği arttırmak için yeni yöntemlerin geliştirilmesi de organizasyonel inovasyon kapsamına girer. 


İNOVASYON NİÇİN GEREKLİDİR?
Günümüzde şirketlerin rekabet gücünü arttıracak ve karlı büyümelerini sağlayacak en önemli şey inovasyondur. Zira bugünün rekabet ortamında öne geçmek, hiç kimsenin düşünmediği çarpıcı bir yeni ürün bulmak, herkesten daha ucuza üretmesini ve şirketin güçlü bir biçimde buna odaklanmasını sağlamak aşağıdaki ölçümlerle daha mümkün hale gelebilir:

  • Çıktı ölçümleri: örneğin yeni ürünlerden elde edilen gelirlerin toplam gelire oranı,
  • Süreç ölçümleri: örneğin yeni önerilerin sayısı, uygulamaya geçmiş önerilerin toplam öneri sayısına oranı,
  • Geliştirme aşamasındaki inovasyonlar sayesinde gelecekteki olası gelirlerin ve karların tahmini 
İnovasyon üretmektir ve geçen zaman diliminde her türlü bilgi akışıyla imkanlar el verdiği sürece sınırlarını zorlamaya devam edecektir. İmkansız diye bir şey yoktur, olmasını istediğimizin önündeki engeller vazgeçişlerimiz olmasın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşletmelerin Sorumlulukları

İşletmeler, ticari faaliyetlerini sürdürmelerinin yanı sıra bulundukları topluma, çalışanlarına, çevrelerine, paydaşlarına, tüketicilerine ve devlete karşı birtakım sorumlulukları da üstlenmek zorundadırlar. İşletmelerin büyümeleri ve süreklilik arz etmelerinde bu sorumlulukları yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Sorumluklarını yerine getiren işletmeler toplum tarafından kabul görmenin yanında toplumun refah düzeyinin artmasına da katkı sağlarlar. İşletmelerin sorumlukları genel olarak üç başlık altında toplanabilir. Bunlar; İşletmelerin sosyal sorumlulukları, işletmelerin ahlaki sorumlulukları ve işletmelerin çevreye karşı sorumluluklarıdır. İşletmelerin Sosyal Sorumlulukları Sosyal sorumluluk, işletmelerin topluma karşı duyarlı davranmalarıdır. İşletmeler faaliyetlerini sürdürürken toplumun faydasını gözetmeli, toplumun kaynaklarını akılcı bir şekilde kullanmalı ve topluma karşı duyarlı davranmalıdır. Bu yüzden işletmeler karar alırken, alınan kararların topluma yaratacağı …

Kariyere İlişkin Güncel Sorunlar

Çalışma hayatı kazanılan deneyimler veya maddi boyutla sınırlı kalmıyor. Kişi üzerinde oluşan baskın karakterler ilerleyen süreçte kariyere ilişkin sorunların doğmasına sebebiyet vermekte. Bu yazıda sıkça karşılaşılan kariyer sorunlarının tanımlamalarına yer vermek istedim. Ders notlarımdan edindiğim kesitleri diğer bir yazımda sizlerle paylaşacağım.

Çağımızın koşulları; çalışma ilişkilerinde ve biçimlerinde, hem organizasyonlar hem de çalışanlar açısından önemli değişiklikler yaratmıştır. Organizasyon yapılarından, çalışma saatlerine; iş güvencesinden, kariyer tercihlerine kadar birçok konuda geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşılmıştır. Konu bireysel açıdan ele alındığında; çalışanların kariyerleri ile ilgili yeni, bir takım güncel sorunlarla karşı karşıya oldukları görülmektedir. Kariyere ilişkin güncel sorunları şu şekilde belirtebiliriz.
1) Can Tavan Uluslar arası Çalışma Örgütünün(ILO) yaptığı araştırmalar doğrultusunda; kadınların toplam çalışanların %40’ını oluşturduğu, işsizli…

Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?

Kariyer basamakları bizlerin okul dönemlerinden başlayarak öğrendiklerimizle birlikte ilerleyen süreçte çalışma hayatına girerek devam eden süreçtir ve kişi bu süreçleri atlatırken başından geçen bir takım olaylarla kendine bir plan dahilinde yol çizmektedir.
Çalışma hayatı çok çalkantılı ve apayrı bir dünyadır. Sizler çalışırken yaptığınız işten mutlu musunuz diye sorsam buna kimilerimiz evet kimilerimiz hayır diyecektir. Zamanın getirdiği ve yeni yüzyılın çalışma koşulları insanları tatminsizliğe doğru sürüklemektedir. İnsan mutlu olamadığı işi ne kadar sürdürebilir? Ne kadar daha buna göz yumabilir?
Blog çalışmalarımda konuya göre araştırmalar yaparken, zaman zaman bir araya gelip konuştuğum arkadaş gruplarımdan, tanıştığım kişilerden ya da sorunlarını dinlediğim kişilerden notlar alıyorum. Bu yazımda üzerinde durduğum konu "Çalışma Hayatında Mutluluk Geleneksel Midir?" ve yazımızı hazırlarken görüştüğümüz kişilerin yanıtlarından çoğunluğu geleneksel olan çalışma hayatıd…